Biyolojik fonksiyonlar yönünden rasyon düzenlemeleri

Farklı besin kaynakları; kanatlıların büyümesinde, üremesinde, yumurta üretiminde, bağışıklıkları üzerinde ve çeşitli çevresel stres faktörlere adaptasyonunda farklı etkilere sahiplerdir...

Farklı besin kaynakları; kanatlıların büyümesinde, üremesinde, yumurta üretiminde, bağışıklıkları üzerinde ve çeşitli çevresel stres faktörlere adaptasyonunda farklı etkilere sahiplerdir.

Kanatlı rasyonundaki metabolik enerji seviyesi büyüme üzerinde etkilidir. Genel olarak 110kcal/kg lık her artış, günde 45 gramlık artış sağlar. Bu, tavuklarda kısa vadede hedef ağırlığa ulaşmak için kullanılabilir. Ayrıca enerji seviyesinde ve performansta böyle bir artışla besinden yararlanılabilirlik 0.1 azalacaktır. Bu durumda artan büyüme ekonomik kayıplara karşı rasyonda enerji dansitesinin arttırılması ile dengelenmek durumundadır ki ekonomik kayıp yaşamadan da istenilen performansın sağlanması mümkündür. Pek çok ticari işletmede metabolize enerjinin 3.300 kcal/kg olarak düzenlendiği rasyonla beslenme ile üretimin ekonomik boyutlarında zarara uğramadığı tespit edildi. Eğer diyetteki metabolize enerji arttırılırsa, karkastaki aşırı yağlanmanın önüne geçmek için rasyonun protein ilaveleri yapılarak yeniden düzenlenmesi gerekir. Yüksek enerji- düşük protein diyetlerinde karkasta viseral ve abdominal bölgede yağlanma meydana gelir ve en az %3-4 lük dışkıda azalma gözlenir.

Beslenme ve fertilite

Fertilite beslenmeden indirekt olarak etkilenebilir ve eğer yumurtada belirgin besin kaybı olduysa fertil yumurtadan civciv çıkışı başarısızlıkla sonuçlanabilir. Beslenmenin yanında yumurtaların toplanması, depolanması gibi süreçlerdeki şartlarda önemlidir. Yaşa bağlı fertilite oranında düşüşler görüldüğünde ve de üretimin pik noktası sonrasında meydana gelen günlük firelerde beslenme ile canlı ağırlığın kontrolü ilk yönetim stratejisi olarak belirlenmelidir. Bir çalışmada, tavsiye edilen ağırlıktan yaklaşık 500 gram daha hafif dişi broiler tavuklarında standart canlı ağırlıkta tutulanlara göre %2-4 oranında daha fazla fertil oldukları saptanmıştır. Kuluçka randımanıda broiler rasyonundaki vitamin konsantrasyonundan etkilenebilir. Örnekleyecek olursak, riboflavinin ihmali 7 hafta sonunda kuluçka randımanını sıfıra indirir. Ya üreticiler tarafından ya da rasyon hazırlanırken vitamin premikslerinin ilavesi ihmal edilirse vitamin yetmezliği problemi ortaya çıkar. Bu problem aynı zamanda vitaminlerin üretim ya da uygunsuz depolama koşullarında da meydana gelebilir.

Beslenme ve yumurta üretimi

Diyetteki protein seviyesi, yumurta üretimi ve yumurta ağırlığını belirleyici bir faktördür. Aynı zamanda yağlarda yumurtlama performansında benze etkilere sahiptir. Bu etkinin, yumurta sarısında ki albüminin şekillenmesinde ve yumurta genişliği ve ağırlığında artışta rol oynayan östrojen metabolizmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Rasyondaki yağ kaynakları yumurta genişliği ve ağırlık artışını etkiler. Yumurtacı tavuklarda yapılan bir çalışmada, bitkisel yağ içeren rasyonla beslenenlerin aynı seviyede balık yağı ile beslenenlere göre ağırlık ve genişlik oranında %4lük artış gözlenmiştir. Bu farklılığın bitkisel yağların östrojen metabolizmasını etkilemesinden meydana geldiği düşünülmektedir.

Lif gibi diğer besin kaynakları yumurtalardaki fermantasyonu etkileyebilir. Lif kaynaklarındaki farklılığın yumurta sarısını etkilediği bilinir. Mısır ilavesinde pek çok tüketicinin de tercih ettiği üzere daha kızıl bir renk oluşumu gözlenir. Mısır içindeki yüksek seviyelerdeki ksantofiller, yumurta sarısının renklenmesinde primer etkiye sahiptir.

Beslenme aynı zamanda yumurta kabuğunun şekillenmesinde de önemli bir faktördür. Rasyondaki kalsiyum konsantrasyonu, kabuğun şekillenmesinde rol alan en büyük faktör olarak kabul edilir. Rasyondaki kalsiyum seviyesinin %1 den 3 e arttırılması kabuk kalınlığının 328 μm den 388 μm e yükseltmiş, kırılan yumurta oranı da %26.2 iken bu artışla %10.2 olarak belirlenmiştir.

Beslenme ve Bağışıklık

Kanatlılarda meydana gelen pek çok salgınlar mikrobiyal ajanların değişim göstermesinden kaynaklanır. Bu vakaların her birinde mevcut koşullara göre özel olarak beslenme programı düzenlenmelidir. Koksidiyozun yaygın olduğu zamanlarda rasyondaki protein ilavesi azaltılmış olmalıdır. Eğer protein yüksek seviyelerden tutulursa, kısa bağırsakta tripsin enzim aktivitesi daha fazla artar. Bu da coccidianın oositlerinin salınımını hızlandırır ve aşılamaya daha az duyarlı hale gelirler. Benzer olarak kalsiyum ilavesi de tripsin aktivitesini arttıracağından azaltılmalıdır. E.coli ile enfekte olan tavukların daha fazla E vitaminine gereksinimi bulunur. Yapılan bir çalışmada, rasyondaki E vitamini seviyesi 150IU/kg dan 300IU/kg artışı ile 2 haftalık broiler tavuklarında E.coli enfeksiyonuna spesifik antikorlarda linear artış olduğu gözlendi. Yüksek seviyelerdeki vitamin B. Abortus gibi bakteriyal enfeksiyonlara karşı bağışıklığı arttırır.

Doğrusal bağlantı

Rasyondaki A vitamini ile M. tuberculosis arasında doğrusal bir bağlantı bulunur. vitamin seviyesinin 2.200 den 4.400 IU/kg a arttırılması, bu enfeksiyona karşı spesifik immunglobulinleri arttırır ve mortaliteyi azalır. Günlük olarak yüksek seviyelerde (1.000 ppm) C vitamini içeren rasyonla beslenenlerde 3 hafta içinde S. gallinaruma karşı güçlenme görülmüştür. Benzer sonuçlar demir seviyesinin 250 ppm den 450 ppm e çıkarılması ile mortalite %9 azalır. Etilen di amino tetra asetik asit gibi asetik asit bileşenlerinin ilavesi demirden yararlanımı arttırarak fayda sağlar.

Rasyonun fiziksel şekli bağışıklık konusunda etkilidir. Bir çalışmada bütün buğday ile beslenen broiler tavuklarının bağırsaklarında Salmonella typhimurium ve C. perfringens sayısı azalmıştır ve bununla birlikte mortalite de azalmıştır. Burada bazı vakalarda buğdayın büyük parçalar halinde kullanımında mortalite %18.1 iken, ufalanarak kullanımında mortalitenin %28.9 a arttığı gözlenmiştir. Bütün ya da parçalanmış buğday ile beslenen broilerlerde koksidiyozla yapılan deneysel enfeksiyonda, sekumda Eimeria tenella nın geliştiği gözlenmiştir. Bütün buğday ile beslenen grubun parçalanan buğday ile beslenen gruba göre daha düşük vücut ağırlığı kazanmıştır. Bu çalışmalardan rasyondaki tam buğdayın sindirim sistemi fonksiyonlarını ve bağışıklığı güçlendireceği ancak bu bölgede mikrobiyal invazyonlar meydana geldiğinde, performansı azaltabileceği belirtiliyor.

Yemleme zamanı

Isı stresinin besin alımı ve yararlanımının üzerindeki etkilerinin azaltılmasında etkili olan bir diğer faktör beslenme zamanıdır. Rasyonun büyük bir kısmı sabahın erken saatlerinde ya da akşam geç vakitlerde daha serin bir zaman diliminde gerçekleşecek şekilde yemleme yapılmalıdır. Broilerler yumurtacı tavuklarına göre beslenme zamanına daha duyarlıdır. Yemleme zamanındaki düzenleme ile Broilerlerdeki ısı stresinin neden olabileceği pek çok problemin önüne geçilebilir.

Yüksek rakıma adaptasyon

Yüksek rakımdaki tavuklar için rasyona E vitamini gibi antioksidanlar katılması gerekir. Bu azalmış parsiyal oksijen basıncı, artan ultra viole ışık, artan metabolizma gibi oksidatif basıncın neden olduğu stres faktörlerini düzenler. Hindistan’ın kuzeyinde Himalayan bölgesinde, deniz seviyesinden 3.050 den 3.600 m yükseklikte atmosferik oksijen basıncı deniz seviyesine göre %30 azalır. Bu alanda yapılan bir çalışmada broilerler kilogram başına 200 mg E vitamini takviyesi yapıldığı ve E vitamini ilavesi yapılmayanlara göre daha iyi bir performans gösterdiği belirleniyor.

Vitamin aynı zamanda hemopoetik organları ve eritropoezisi etkilediği için bunun bir sonucu olarak kan değerlerini etkiliyor. Artan RBC ve Hb seviyeleri yüksek rakıma adaptasyonu sağlıyor.

Enerji salınımı

Yüksek rakımlı bölgelerde tiamin, riboflavin, ve niasin gibi B vitaminlerinin takviyesi de düşünülmelidir. Bu vitaminler besinlerden enerji salımı ile performansın gelişmesine katkı sağladığı gibi yüksek rakım stresi altındaki düşük enerji alımını dengeler. Aynı zamanda atmosferik basıncın düşük olduğu bölgelerde yeterli miktarda demir ilavesinin yapılması kanın oksijen taşıma kapasitesini ve hücreler tarafından kullanımını artırır.  Tahıl ve baklagillerin beslenmede bilinçsiz kullanımı ile demirin emilimi ve yararlanımı zayıflar. Besinlerde hayvansal protein kaynaklarının en az 80 mg olarak belirlenmesi ve her üretim safhasına göre enerji kaynaklarının optimal koşullarda ayarlanması gerekir.

 

ETİKETLER:
DEĞERLENDİR:
YORUMLAR
  • Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

YORUM YAP