Kurudaki inek ve ileri gebe düvelerin tek rasyonla beslenmeleri

Doğumu yaklaşan inek ve düvelere uygulanacak bakım ve besleme programları ana karnındaki yavrunun gelişimi de olmak üzere pek çok fonksiyonu etkilemektedir...

Doğumu yaklaşan inek ve düvelere uygulanacak bakım ve besleme programları ana karnındaki yavrunun gelişimi de olmak üzere pek çok fonksiyonu etkilemektedir. Bu dönemdeki beslenme ilk doğumlarını yapacak olan düve ve ineklerin sağmal dönemdeki süt ve döl verimini etkiler. Düveler gebeliğin son iki ayında günde yaklaşık 1 kg canlı ağırlık artışı sağlamalıdırlar. Düvelerin ve de ineklerin aşırı beslenmeleri doğum güçlüklerine, süt hummasına, son atmamaya ve rahim iltihabına yol açabilir.

​Kurudaki ineklerin beslenmesinde şimdiye kadar kuru dönemin ilk 40 gününde ve son 20 gününde olanlar şeklinde iki ayrı grupta besleme yapılmaktaydı. Bu durumun en büyük gerekçesi ise kuru dönemin ilk 40 günü içinde olan sığırların yem tüketimlerinin, hormonal sebeplerden ötürü son yirmi güne girildiğinde yaklaşık % 30 düşmesi gösterilmekteydi. Hatta bu nedenlerle inekler kuru dönemin ilk 40 gününde son 20 gün dönemine göre nispeten hafif bir beslenme programı uygulanmaktaydı. Son 20 günde ise hayvanları yaklaşan doğuma hazırlamak, rumenlerini adapte edebilmek, yüksek süt verimi pikine ulaştırabilmek ve de süt humması, son atmama, mide dönmesi, ketozis gibi metabolizma hastalıklarından koruyabilmek için pek çok yerde yükleme beslemesi adı altında daha farklı bir rasyon uygulanmaktaydı. Bu son yirmi gün rasyonunu ise ilk 40 günden ayıran temel özellik rasyonun enerjice, proteince yüksek olması buna karşın vitamin ve mineral yapısının farklı olmasıydı. Öte yandan yüksek bir beslenme programına tabi tutularak aşırı kondisyon skoru kazanan ineklerde başta doğum problemleri olmak üzere pek çok metabolik hastalığa yakalanma riski oldukça yüksektir.Kuru dönemde aşırı konsantre yem kullanımı örneğin tahıl kırmalarının ya da yem firmalarınca üretilen yemlerin aşırı kullanımları, kuru dönemde beklenen yararlardan biri olan işkembenin dinlendirilmesi olayını ortadan kaldıracaktır. Ayrıca yüksek konsantre yem kullanımı sonucu aşırı enerji alımına bağlı olarak güç doğum, son atmama, rahim yangısı, meme ödemi gibi problemlerle karşılaşılabilir. Şüphesiz bu problemlerden en önemlisi rahim yangısıdır. Çünkü metritis de olarak bilinen bu rahatsızlık doğumdan sonra kendini döl tutma problemi olarak göstermektedir. Birçok yetiştirici doğumdan 2-3 ay sonra başladıkları döl tutturma işlemlerinden bir türlü sonuç alınamadığını ileri sürmektedirler. Oysa döl verimi ya da döl tutma problemleri geriye dönük olarak detaylı biçimde incelenmesi gereken bir konudur. Kuru dönemdeki beslenmenin döl verimi üzerine etkilerinin araştırıldığı bir çalışmanın sonuçları tablo 1’ de görülmektedir.

Tablo incelendiğinde her biri birer döl tutmama nedeni olabilecek metabolik problemlerin kuru dönemdeki aşırı beslenme şartlarında normal beslemeye göre yaklaşık 2-4 kat daha fazla görüldüğü anlaşılmaktadır. Bunun birçok nedeni vardır. Örneğin kuru dönemde yapılan aşırı beslenme uygulaması aşırı enerji alımına yol açmaktadır. Aşırı enerji alımı ise doğumdan sonra normal şartlarda ana rahminin süratle küçülmesi olayını geciktirmektedir. Rahmin küçülmesindeki gecikme ise metritise (rahim yangısı) ve buna bağlı olarak da döl tutma problemlerine neden olmaktadır.


Tablo 1: Kuru dönemdeki beslenmenin bazı metabolik problemler üzerine etkisi

Beslenme Düzeyi




Metabolik problemler                         Aşırı Besleme                 Normal Besleme
%                                        %

Gecikmiş Uterus İnvolüsyonu                     53.6                                    17.2
Metritis (Rahim İltihabı)                            70.8                                    26.9
Folliküler kist                                              44.8                                    18.7
Süt humması                                               26.2                                    6.3




​Kuru dönemde ineklerin aşırı yağlanmasına kesinlikle müsaade edilmemelidir. Kuru döneme zayıf giren ineklerin hafifçe kilo almasına izin verilebilir. Ancak bunun aşırı olması yukarıda bahsedilen güç doğum ve döl verimi gibi problemlerin yanı sıra mide dönmelerine, ketozise, meme ödemlerine (Meme şişliği) yol açabilir


​Kuru dönem sadece iki aylık bir dönem olmasına rağmen ineklerin doğumdan sonraki süt ve döl verimlerini, genel sağlığını etkileyen bir dönemdir. Az önce söylediklerimizden de anlaşılacağı gibi doğumdan sonra karşılaşılan birçok problemin arkasında kuru dönemde uygulanan hatalı bakım ve beslemelerin rolü vardır.

NEDEN KURU DÖNEMDE TEK RASYON?

​Yapılan saha çalışmalarında kuru dönemde yapılan besleme düzenlemelerine rağmen son atmama, ketozis, hipokalsemi ve mide dönmesi gibi sorunların bazı sürülerde hala önemli seviyelerde görüldüğü anlaşılmıştır. Yine bu sürülerde önemli şikayet konularından bir tanesi de doğumdan sonra hızlı zayıflama olmuştur. Bir kısım yetiştiricilerde elde mevcut hayvan sayılarının azlığını gerekçe göstererek kuru dönemde iki farklı rasyon düzenlemenin zorluğundan bahsetmişlerdir. Yine bir kısım yetiştiricilerde son 20 gün rasyonuna yavaş yavaş geçilmesinin neredeyse olanaksız olduğunu ileri sürmüşlerdir. Tüm bu gerekçelerle ineklerde kuru dönemin ileri gebe düvelerde ise son 30 günün tek bir rasyonla yönetilmesi konusu akla gelmiştir. Bu düşüncelerle geçtiğimiz 2014 yılı haziran ayında yepyeni bir kuru dönem besleme stratejisi oluşturulmuştur. Bu şekilde en az 3000 baş kuruya alınmış inek veya bu döneme uygun ileri gebe düve üzerinde deneme yapılmıştır. Yapılan denemelerde daha önceki iki dönemli ve rasyonlu kuru dönem besleme stratejisine göre başta son atmama, mide dönmesi, süt humması ve ketozis gibi sorunların çok daha az görüldüğü, hızlı zayıflama sorununun neredeyse ortadan kalktığı görülmüştür. Bu denemelerde kaba yem çokça kullanılmış ve ana kaba yem materyalini saman oluşturmuştur. Bu şekilde aşırı enerji alımı sınırlanmıştır. Aşırı enerji özellikle yükleme dönemi olarak da bazı çevrelerce adlandırılan kuru dönemin son yirmi gününde fayda yerine çok büyük zararlar verebilmektedir. Buna göre aşırı enerji yüklemesi aşırı kondisyon artışına ve de akabinde doğuma günler kala ya da doğum sonrası saatlerde insülin direncine neden olabilmektedir. Bu metabolik sorun ise kuru madde yani yem tüketiminde keskin düşmelere yol açmaktadır. Bu aşırı yem tüketimi düşüklüğü ise rumen dolgunluğunda azlığa yol açarak akabinde abomazum deplasmanı (mide dönmesi) riskini yükseltmektedir. Yine düşük yem tüketimi ani başlayan süt verimi karşısında negatif enerji dengesinin çok şiddetlenmesine ve de ketozise yol açmaktadır. Bu sorun ileride bağışıklık sisteminde çöküşe ve de mastitis, metritis gibi önlenemez sorunlara yol açmaktadır.

 

 

ETİKETLER:
DEĞERLENDİR:
YORUMLAR
  • Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

YORUM YAP