Bilinçli hayvancılık yapılan işletmelerde silaj, hayvanların beslenmesinde verimliliği artıran önemli bir uygulamadır. Silaj yapımında kullanılan katkı maddelerinin özellikleri ve işlevlerinin iyi bilinmesi gerekir...

Bilinçli hayvancılık yapılan işletmelerde silaj, hayvanların beslenmesinde verimliliği artıran önemli bir uygulamadır. Silaj yapımında kullanılan katkı maddelerinin özellikleri ve işlevlerinin iyi bilinmesi gerekir.

Türkiye’de büyükbaş ve küçükbaş hayvanların ana yem kaynağını doğal meralar, tarla bitkileri, üretim artıkları ve tarlada yetiştiriciliği yapılan fiğ, yonca ve korunga gibi yem bitkileri oluşturmaktadır. Bunun yanında silajlık bitki yetiştirilmesi ve silaj yapımı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan desteğin etkisiyle yaygınlaşmaktadır. Ülkemizdeki hayvan varlığı incelendiğinde yüksek verimli kültür ırkı ve melez hayvan sayısının önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Hayvanlardan yüksek verim alınabilmesi, iyi bakım ve besleme ile sağlanabilir. Bu bakımdan hayvan beslemede silaj önemli bir yer tutmaktadır. Bilinçli hayvancılık yapılan işletmelerde silo yemi, hayvanların beslenmesinde verimliliği artıran önemli bir uygulamadır. Mısırdan yapılan silaj, birim alandan alınan verim, kolay yapımı ve besin değerleri ile hem dünyada hem de yurdumuzda en ön sırayı almaktadır.

Silajın Yararları
1. Yeşil yem üretiminin olmadığı dönemlerde, yeşil yem özelliğinde sindirimi kolay ve besin değeri yüksek kaba yem ihtiyacını karşılar.

2. Silolama işlemi ve yapay kurutma dışındaki ot kurutma yöntemlerine göre silajda, besin öğelerinin daha iyi korunması ve daha az besin maddesi kaybı olmaktadır.

3. Silajı yapılacak bitkilerin silajlık hasat zamanı erken yapıldığından, diğer ürünlerin ekimi için uygun zaman kalır.

4. Silaj hava almadan korunduğu sürece 1-5 yıl bozulmadan kalır.

5. Silaj sıkıştırılarak depolandığından birim hacimde daha fazla yem depolanmasını sağlar.

6. Silaj ile yıl içerisinde yeşil yem tüketiminde süreklilik sağlanır.

7. Silaj maliyeti düşük olduğundan karlı bir hayvancılık için imkan sağlar.

8. Yemin sindirilebilme özelliğini oldukça artırır.

9. Depolama ve depo bakım masrafları azalır.

10. Hava olaylarına daha az bağımlılık sağlar.

11. Hasat, depolama ve beslenmedeki mekanizasyonun artmasını sağlar.

Silajlık Yemin Seçilmesi
Hemen tüm bitkilerden silaj yapımı mümkündür. Fakat burada asıl olan su içeriği açısından zengin yemin anaerob yani oksijensiz ortamda saklanarak süt asidi bakterileri tarafından fermantasyona uğratılmasıdır. Silaj yapımında kullanılacak materyal olarak oldukça zengin bitki kaynakları vardır. Silaj için en çok kullanılan yem bitkileri mısır, sorgum, sudan otu, fiğ, arpa, yulaf, buğday, çavdar, ayçiçeği, doğal çayır ve mera bitkileri ile birçok sanayi yan ürünleridir. Mısırdan yapılan silaj, birim alandan alınan verim, mekanize olmaya adapte olabilmesi (silaj yapılabilme kolaylığı), besin değerleri ile hem dünyada hem de yurdumuzda en ön sırayı almaktadır. Yonca, üçgül, fiğ gibi baklagil yem bitkilerinin de silajı yapılmakla birlikte bu bitkilerin yapılarındaki organik asitlerin, mineral maddelerin, protein oranının yüksek ve şeker oranının düşük olması nedeniyle silolanmalarında güçlükler söz konusu olmaktadır.

Silolama Sırasında Yaşanan Kayıplar
Oksidasyon Kayıpları: Bu kayıplar bitki ve mikroorganizma enzimlerinin oksijen eşliğinde şekerleri etkilemesi sonucu meydana gelir. Hızlı bir şekilde doldurulan ve kapatılan bir siloda içerdeki oksijen de hızla kullanılacağından kuru madde kaybı %1 dolayında kalır. Siloya oksijen girmesi söz konusu ise bu silonun bozulmasına ve yenilemeyen kısımların artmasına neden olur.
Fermantasyon Kayıpları: Fermantasyon sırasında özellikle kolay eriyebilir karbonhidratlar ve proteinler önemli biyokimyasal değişikliklere uğrarlar. Kuru madde kayıpları normalde %5’den daha az olur ve enerji kaybı etanol gibi yüksek enerji veren bileşiklerin oluşumu nedeniyle düşük düzeyde kalır. Clostridial fermantasyonda ortamda oksijen ve amonyak üretimine bağlı olarak besin madde kaybı laktik asit fermantasyonuna göre daha fazla olur.

Sızıntı Kaybı:
Birçok siloda bir drenaj ile belli bir miktar sızıntı, eriyebilir besin maddelerinin dışarı gitmesine neden olur. Dışarı giden sıvının miktarı bitkinin başlangıçtaki sıvı miktarına bağlıdır. Bitkiye yağmur suyu da girerse bu miktar artar.

SİLAJ KATKI MADDELERİ
Yeşil bitkilerin siloda bozulmadan saklanabilmesi için ortam pH’sının en kısa sürede düşürülmesi ve silajın bozulmasına neden olabilecek mikroorganizmaların işlevselliğini kaybetmesi/belirli bir düzeyin altına indirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla silaj yapımında kullanılan katkı maddeleri, fermantasyonu geliştirmek, silolama sırasında oluşabilecek kayıpları en aza indirgemek, silajları tüketen hayvanların verim performanslarını artırmak amacıyla kullanılan farklı özellikteki ürünlerdir. Silajda kullanılan katkı maddeleri stimülanlar ve inhibitörler olmak üzere iki ana başlık altında toplanır: Stimülanlar ve inhibitörler. İnhibitörlerin büyük bir bölümünü endüstriyel asitler oluşturur. Bu asitler içerisinde formik asit en güçlü olanıdır ve baklagil ve körpe çayır otlarında fermentasyon üzerine olumlu etkileri olmakta, yem tüketimi ve performansı iyileştirmektedir. Stimülanlar bir yandan laktik asit üretimini teşvik ederken diğer yandan asit ortamı düşürmekte ve bu şekilde besin maddeleri kaybını en aza indirmektedir. Stimülan maddeler arasında laktik asit bakterilerinin dondurulmuş kuru kültürleri olan inokulantlar da yer almaktadır. Silaj fermantasyonunda kullanılmak üzere çok sayıda katkı maddesi geliştirilmiştir. Bu katkı maddelerinin bazıları silajların fermantasyon özelliklerini olumlu yönde etkilerken, bazıları silajları aerobik olarak stabil hale getirmekte bazıları ise probiyotik etki göstererek silajların hayvanlar tarafından değerlendirilme düzeylerini artırmaktadır. Öncelikle sıcak ülkelerde olmak üzere en sık karşılaşılan problem stabilite problemidir. Bu tür silajlar maya, küf, enterobacteria ve clostridia sporları gibi silajlarda bozulmaya neden olan başlıca mikroorganizma popülasyonlarını hem yüksek düzeylerde içerirler hem de bu mikroorganizma popülasyonlarının gelişerek çoğalmalarına çok elverişli bir ortam oluştururlar. Silaj açıldıktan sonra söz konusu mikroorganizma popülasyonları faaliyete geçerek ortamdaki şekerleri ve fermantasyon son ürünlerini tüketerek silajların ısınmasına yol açarlar. Bu tür silajlar aerobik olarak stabil değildir ve kısa bir süre içerisinde bozulur.

Fermantasyon Stimulanları
Fermantasyon stimulanları, silaj fermantasyonunu kontrol altına alan katkı maddeleridir. Bunlar laktik asit yönlü fermantasyon için gerekenleri ya bakterilerden ya da şekerlerden sağlarlar. Bu katkı maddeleri bir yandan laktik asit üretimini teşvik ederken diğer yandan pH’ yı düşürmekte böylece besin madde kaybını en aza indirmektedirler. Fermantasyon stimulanları; bakteriyel inokulantlar, enzimler ve karbonhidrat kaynakları olmak üzere üç gruba ayrılırlar.

Bakteriyel inokulantlar: Bakteriyel inokulant olarak kullanılan başlıca bakteri grubu laktik asit bakterileridir. Kullanılan laktik asit bakterileri fermantasyonu hızlandırıp, silajlardaki kayıp oranlarını azaltırlar, silaj pH’sı, asetik asit ve amonyak azotu seviyesi düşerken, istenen laktik asit, asetik asit oranında artma görülür. Bunun sonucunda; silajların hem lezzeti hem de hayvanların bu silajları tüketim düzeyleri artmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda bakteriyel inokulantların kullanımı ile ruminantların yemden yararlanma düzeylerinde, günlük ortalama canlı ağırlık artışlarında ve süt verimlerinde artışlar gözlenmiştir. Bu grup içinde en önemli bakteri türü Lactobacillus plantarum’dur. Ancak belli bir pH’da çalıştığı bilinen Lactobacillus plantarum’un içine pH 5,0-6,5 gibi daha yüksek pH derecelerinde daha hızlı çalıştığı saptanan Pediococcus ve/veya Enterococcus (Streptococcus) türü bakterilerin de dahil edilmesi gereği bildirilmektedir.

Enzimler: Silaja enzimlerin katılmasının amacı bitki hücre duvarlarını oluşturan polisakkaritlerin parçalanmasını sağlamak, silajın organik maddelerinin sindirilme derecesini artırmaktır. Uygulamada daha çok bakteriyel silaj katkı maddeleriyle beraber kullanılırlar. Ticari olarak satılan ürünler genellikle sellülaz, hemisellülaz ve pektinaz gibi bitki hücre duvarını parçalayıcı enzimler ile amilaz gibi nişastayı parçalayan enzimleri içerirler.
Karbonhidrat Kaynakları: Silaj için biçilen bitkilerde uygun nem oranı ve uygun karbonhidrat miktarı her zaman bulunamaz. Siloda fermantasyonun düzenli bir şekilde sürmesi güçleşir. Bu nedenle özellikle nem oranı yüksek, fermente olabilir karbonhidrat oranı az olan yeşil materyalin silolanması için birçok katkı maddesi kullanılır. Mısır, arpa, yulaf danesi, kepek, tahıl kırmaları, melas, hayvan pancarı, şalgam, patates ve çeşitli tahıl unları bu gruba girmektedir. Ucuz olması ve kolayca bulunması nedeniyle günümüzde en fazla kullanılan katkı maddesi melastır. Siloya melas ilavesi homojen bir şekilde yapılmalıdır yoksa silaj istenilen özellikte olmaz.

DİĞER KATKI MADDELERİ
Yemlerin Su İçeriğini Düşüren Katkı Maddeleri: Bu işlem için en fazla kuru pancar posası ve buğday kepeği kullanılmaktadır. Bunlar 1 ton silo yemine 25-30 kg katılmalıdır. Sap ve saman gibi maddeler, silajın kalitesini düşürdüklerinden zorunluluk olmadıkça kullanılması önerilmez.
Tuz: Sodyum oranı düşük bitkilerin silajının yapımında kullanılan tuzun fermantasyona etkisi zayıf olmakla birlikte bakterisit etkiye sahip olması nedeniyle silaja % 1-3 oranında katılabilir. Silo yemlerine kalın öğütülmüş kaya tuzu katılması önerilmektedir.

KATKI MADDELERİ ÖZELLİKLERİ

> Çalışanların sağlığı için tehlikeli olmamalıdır.
> Silo yemi ile yemlemede hayvanların sağlığı ile verim miktarı ve niteliği üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olmamalıdır.
> Uygulanması kolay ve yüksek bilgi gerektirmemelidir.
> Yeme homojen bir şekilde karıştırılması için uygun bir formda (sıvı veya
serpme tuz) bulunmalıdır.
> Temini kolay ve ucuz olmalıdır.

KATLI MADDELERİNİN ETKİSİ

Silaj katkı maddeleri; silaj fermantasyonunu geliştirmek, silolama kayıplarını azaltmak ve bu silajları tüketen hayvanların verim performanslarını artırmak amacı ile kullanılan çeşitli özelliklerdeki ürünlerdir. Fakat katkı maddeleri kötü bir silajı iyi bir silaj yapmaz. Sadece iyi bir silajı daha iyi bir silaj haline getirir. Dolayısıyla silaj katkı maddeleri kullanılırken mutlaka iyi bir silaj yönetimi de gerekli olmaktadır. Aksi halde tek başına katkı maddesi kullanımı ile başarıya ulaşmak imkansızdır. Silaj katkı maddelerinin silaj pH’sını düşürme, laktik asit asetik asit oranını artırma ve silaj amonyak seviyesini düşürmede önemli etkileri olduğu bilinmektedir.

ETİKETLER:
DEĞERLENDİR:
YORUMLAR
  • Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

YORUM YAP