Yazar Adı: Veteriner Hekim Serkan AKPINAR

Sıcaklık stresini önlemenin 7 pratik yolu!

Süt ineği üreticilerinin yaz aylarında en büyük problemlerinden birisi de sıcaklık stresidir. Sıcaklık stresi oldukça sinsi biçimde her yıl yüzlerce litre süt kaybına neden olur. İşkembedeki yoğun fermantasyon ortamından dolayı sığırlar diğer memeli hayvanlara göre sıcaklık stresine daha fazla duyarlıdır. Çünkü bu muazzam kapasitedeki fermantasyon sonucunda aynı hızla çalışan bir makine gibi çok fazla işi üretilir. Sıcaklık stresi altında olan hayvanlarda rektal ısı yükselir, solunum hızı normalden fazla olmaya başlar, yem tüketimi ve süt verimi düşer, süt kompozisyonu (yağ, protein içeriği vb.) istenmeyen düzeylere iner. Bunların sonucunda da tohum basına düşen gebeliklerde azalma gibi sıcaklık ile ilgisi zor tahmin edilecek bazı verim problemleri yaşanmaya başlar. Burada üzerinde düşünülmesi gereken önemli nokta da bir ineğin ne kadar yüksek süt verdiği ile ilgilidir. Yüksek verimli inekler düşük verimlilere göre daha fazla işi üreteceğinden sıcaklık stresine daha duyarlıdır.


SICAKLIK STRESİYLE BAŞ ETMEK İÇİN YEDİ PRATİK YOL
1. Gölgelikler: Gölgelik alanların bulunması zaten kendi içerisinde oldukça yüksek kapasitede işi üreten ineğin güneş ile temasını keserek daha fazla ısınmasını engeller. Eğer tamamen açık padoklar mevcutsa sundurma ve gölgelikler yapılmalıdır. Gölgeliklerin çok fazla ısınmasının engellenmesi için ahırlar kuzey-güney aksında değil doğu-batı aksında inşa edilmelidir. Eğer yarı açık veya kapalı ahırlar mevcutsa; ahırların çatısı beyaz renkli çelik veya alüminyum türevi güneş ışığını yansıtacak malzemelerden yapılmalıdır. Aşırı sıcaklıkların yaşandığı günlerde geceleri dahi ahırda sıcaklıklar düşmüyorsa; ineklerin geceleri açık padoklara veya ahırların yakınındaki meralara salınması kısa vadeli çözüm olabilir. Geceleri açık padoklarda ineğin dört tarafının açık olması ve toprağın iyi emmesi sonucu üretilen dışkı kapalı ahırdan daha verimli biçimde yayılır. Açık padoklarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta hayvanların oluşturdukları veya kendiliğinden oluşan çamur çukurlarıdır. Sıcaklık stresine maruz kalan hayvanlar normalde tercih etmeseler de geceleri açık padoklarda bulunursa çamur çukurlarına yatmak isteyecektir. Bu işe meme sağlığını oldukça kötü etkileyecektir ve meme enfeksiyonu tehlikesi doğuracaktır. Bundan dolayı eğer geceleri açık padoğa hayvan çıkarılıyorsa, çamur çukurları veya muhtemel şu birikintileri kontrol edilip doldurulmalıdır.

2. Havalandırma: İyi havalandırma yarı açık ve kapalı ahırlarda sıcaklık stresi ile baş etmenin en önemli destekçilerindendir. Pratik olarak, iyi havalandırma şöyle
ölçülebilir: ahırdaki herhangi bir kökünün (yem, silaj, idrar, dışkı vb) 1 dakika sonra artık alınmaması veya çok düşük miktarlarda hissedilmesi iyi havalandırmayı gösterir. Ahıra takılacak profesyonel fanların her biri en az 11 000 cfm gücünde olmalıdır. Fanların çapı önünde etkilediği alanı da etkiler. Örneğin 75 cm çaptaki bir fan önündeki 10 metreyi etkilerken; 100 cm çaptaki bir fan önündeki 12 metreyi; 130 cm çaptaki fan 15 metreye kadar etki yapar. Fanlar, inekler servis yolundan yem yerken arkalarına hava verecek acıyla servis yoluna paralel hava verecek şekilde monte edilmelidir. Ayrıca fanlar çalışırken karşısı veya arkasında bir kapı açılarak doğal hava akımı da sağlanmalıdır. Eğer çatıda sırt kapakları veya ikinci seviye tavan pencereleri varsa sıcak havanın yükselmesi için güneşi doğrudan almayacak şekilde açılmalarında fayda vardır. Ancak yere tam dik açıda tavanda pencere varsa açılması doğru olmaz. Çünkü hava akımını tam ortadan kesecek bu pencere fanin önünde etkilediği alanı kısaltır. Pencere veya padok kapılarının tam açılmaması ve kısmen aralanması havalandırmayı daha fazla kolaylaştırarak dışarıdan rüzgarla yoğun sıcak hava girişini engellerken, ahir havasının da tahliyesini sağlayabilir. En çok atlanan noktalardan birisi de özellikle kalabalık gruplarda sağımın beklendiği sağımhane padoklarıdır. Buralar geçici ikamet yeri olduğundan çoğu üretici tarafından havalandırma düşünülmez ancak sağım için beklemeler 30-40 dakikayı bulabileceği için yazın bu noktalarda da fan bulundurulması gizli verim kayıplarını engeller. Pratik olarak tavan yüksekliği standart modern ahir düzeninden çok daha düşükse havalandırma açısından iki kat fazla önlem almak gerekir.


3. İçme suyu: Sıcaklık stresi ineklerde genelde şu tüketimini artırır. Örneğin 30 C’den 35 C’ ye yükselen hava sıcaklığı süt veren ineklerin şu tüketimini yarıdan fazla artırması demektir. Yani günde 80 L şu içen hayvan 120 L içmeye başlar. Bundan dolayı her daim temiz, taze ve yeterli su bulunması ineklerde sıcaklık stresi ile baş edilmesinde en önemli mücadele yollarındandır. Eğer otomatik suluklar yoksa üzeri tamamlanan suluklar günlük olarak yosun kontrolünden geçirilmelidir. Pratik olarak sulukların yeri şöyle seçilmelidir: bir inek suya ulaşmak için 15 metreden fazla yürümemelidir. Mümkünse sulukları  üzerine küçük bir gölgelik yapılabilir. Çünkü şu tüketirken inekler gölgelik alandan doğrudan güneş alan bölgeye geçmek istemeyecek ve su tüketimleri düşecektir. Pratik bir çözüm olarak sağımhane çıkışında sülük bulundurulması oldukça iyi bir uygulamadır, çünkü sağım sonrası ineklerde şu ihtiyacı hızla artış gösterir.


4. Fıskiyeler: Özellikle yüksek verimli süt ineklerinde havalandırmalar yanında yaz aylarında fıskiye uygulanması başka bir sıcaklık stresi mücadele yöntemidir. Teknoloji ve maliyetine göre değişse de pratik olarak kurulacak fıskiyelerdeen küçük gözenekli olan başlıklar kullanılması hayvanların üzerine gelecek suların hemen tabana akmasını engelleyerek inek üzerinden suyun buharlaşmasını kolaylaştırır. Böylece inekler terleme etkisi gibi suyun buharlaşması ile işi kaybeder. Bunu için 10 dakikada bir 40-50 sn çalışan zaman ayarlı sistemler pratikçe uygulanabilir. Fıskiyelerin fanlarla kombine edilmesi ikisinin etkisini de artırır.

5. Besleme zamanları: Tahmin edileceği gibi sıcaklık stresinin en yüksek olduğu anlar günün en sıcak saatleridir. Eğer bu zamanlarda besleme yapılıyorsa; bu durum kuru madde tüketimini çok düşürecek ve yemde kızışma riskini artıracaktır. Bundan dolayı yaz aylarında yavaş bir şekilde kademeli olarak besleme zamanları daha serin saatlere kaydırılmalıdır (sabah çok erken veya gece çok geç). Ayrıca yemin gün içerisinde hayvana itilmesi uygulamasının daha fazla yapılması yaz aylarında yem tüketimini olumlu etkiler. Normalden daha sık bir şekilde yemlik kontrolü yapılarak kızışma veya küflenme görülen yemler hemen uzaklaştırılmalıdır.


6. Rasyon formülasyonu: Sıcaklık stresinde yem tüketimi düşeceği için özellikle bu zamanlarda rasyon yenidendüzenlenmelidir. En pratik önlem rasyondaki toplam enerji miktarını artırıp, bunu işi üretimi en az olan hammaddelerle yapmaktır. Bunun için en çok kullanılan katkı maddeleri yağlardır. Bir diğer önlem de rasyonda korunmuş protein miktarını artırmaktır. Böylece yem tüketimindeki düşüşün etkileri verime en az şekilde yansır. Ayrıca terleme ile en çok kaybedilen mineral potasyum olduğundan rasyonun potasyum düzeyi de gözden geçirilmeli eğer daha önce bu değer ihtiyaç sınırında ise kaybın daha fazla olacağı düşünülüp artış yapılmalıdır. Rasyon formülasyonu besleme uzmanı veteriner hekimler veya ziraat mühendisleri nezaretinde gerçekleştirilebilir.

7. Padokları bölme: Eğer işletmenin imkanı varsa yaz aylarında padok nüfuslarını azaltmaya gidebilir.



Kaynak: Michigan Devlet Üniversitesi üretici bilgilendirme programları içerisindeki ‘Seven practical heat stress abatement straThomas’ isimli yayından çevrilmiştir. https://www.canr.msu.edu/news/seven_practical_heat_stress_abatement_strategies


ETİKETLER:
YAZARIN DİĞER YAZILARI