Besi Sığırlarını Besleme Pratikleri
Genetik yapının el verdiği ölçüde canlı ağırlık kazandırmak ve kaliteli et elde etmek üzere hayvanların özel bir besleme rejimine tabi tutulmalarına besi denilmektedir. Besinin karlı olabilmesi için ırk, genetik yapı, yaş, beslenme, cinsiyet, iklim, bakım ve barınma şartları gibi pek çok faktör dikkate alınmak zorundadır. Beslenme bu faktörler arasında en önemlilerinden bir tanesidir. Sığır besisi besleme ve yemleme programları düzenlenerek yapılmaktadır.
Sığır besisi genellikle altı aylık yaşa ulaşan erkeklerin besiye alınması şeklinde yapılmaktadır. Erkek sığırlar altı aylık yaştan sonra farklı programlarla besiye alınabilirler. Bunlar sürekli yoğun besleme programı ve farklı kaba yem konsantre yem oranlarını içeren programlardır. Sürekli yoğun besleme programında yaklaşık 150-200 kg canlı ağırlığa sahip erkek sığırlar % 90 oranında konsantre yem ve % 10 oranında kaba yem içeren rasyonlarla beslenmektedir. Programa alınan sığırların özellikle 250-350 kg canlı ağırlıklar arasında hızlı bir gelişme gösterebildiği açıklanmıştır. Daha sonraki dönemler de ise gerek yemden yararlanma, gerekse günlük canlı ağırlık artışı kademeli olarak azalmaktadır. Farklı kaba yem konsantre yem oranları kullanılarak yapılan besleme programı yaklaşık 150-200 kg arasındaki canlı ağırlıklardan başlayarak kesim olgunluğuna gelene kadarki dönemde uygulanmak üzere tasarlanmaktadır. Bu programda besinin ilk aşamasında yüksek oranda kaba yem içeren program kullanılmakta, sonra bu kaba yem oranı giderek azaltılıp yerine kesif yem oranı artırılmaktadır. Baştan itibaren yüksek konsantre yemlerle yapılan programlarda ortaya çıkabilen erken fizyolojik olgunlaşma ve rumen asidozisi sorunlarına engel olduğu bildirilmiştir. Sığırların uzun sürelerle konsantre yemlere dayalı olarak beslenmeleri rumende parakeratoza yol açarak besi performanslarını düşürebilmektedir. Farklı besleme programları uygulanmasının en önemli nedeni, büyütme döneminde rasyon maliyetinin düşürülmesidir. Bu dönemde kaba yem oranının genellikle % 30 ila 35 arasında tutulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Besi sığırcılığında kaba yemin belli bir miktarda verilmesi rumen asidozu gibi metabolik hastalıkların görülme riskinin azaltılmasında önemli faydalar sağlayacaktır. Bununla birlikte özellikle bitirme döneminde yüksek miktarda kaba yem kullanılması, günlük canlı ağırlık artışının düşmesine neden olabilir. Buna karşın kaba yemler genellikle konsantre yemlere göre daha ucuz olduklarından ekonomi yapılmasına neden olabilir. Büyütme döneminde aşırı kaba yem kullanımının besi performansının düşmesine yol açacağı ve karkas kalitesini mermerleşmeyi olumsuz etkilemek suretiyle bozacağı bildirilmiştir. Büyütme döneminde olduğu gibi bitirme dönemi besi sığırı rasyonlarında da yüksek oranda kaba yem kullanılması, hem karkas kalitesi hem de besi ekonomisi üzerine günlük canlı ağırlık artışının azalmasına bağlı şekilde olumsuz etkileri olacağından pek çok kişi tarafından tavsiye edilmemektedir. Bu bağlamda yüksek performans için önerilen kaba yem oranları % 5-15 arasında olmuştur. Matlı Şirketler Grubu Bandırma Besi İşletmesinde yapılan besi çalışmalarında besi başında Kuru madde esasına göre % 30 oranında bir kaba yem kullanılmaktadır. Ardından besi dönemi ilerledikçe bu oran % 23 lere kadar düşmektedir. Yapılan bu besleme programı ile işletmede ırka göre değişmekle birlikte günde 1.39 kg ortalama günlük canlı ağırlık artışı ve % 56 oranında da karkas randımanı sağlanmaktadır. İşletmedeki besi sığırlarının besi dönemi ortalama yemden yararlanma değerleri ise yaklaşık 7.58 şeklindedir.
Sığır besisinde ad libitum ve sınırlı yemleme şeklinde iki yemleme yöntemi vardır. Her iki yemleme yöntemi de dünyada ve Türkiye’de uygulanmaktadır. Bu yöntemlerin bir birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları söz konusudur. Ad liibitum yemleme de hayvanlar iki şekilde beslenebilirler. Bunlar ad libitum toplam karma rasyon şeklinde yemleme ve serbest seçimli ad libitum besleme şeklindedir. Bu yemleme yöntemi hayvanların önünde sürekli rasyon bulundurulması esasına dayanmaktadır. Yöntemin avantajı besi sığırlarında kuru madde tüketiminin maksimize edilerek daha fazla canlı ağırlık artışı elde edilmesidir. Dezavantajı ise gün içinde ya da günler arasında yem tüketiminin dalgalanma göstermesi, asidozis, köpüklü şişkinlik ve laminitis gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açabilmesidir. Diğer bir dezavantaj ise bir miktar rasyonun israf edilmesi ve buna bağlı olarak da canlı ağırlık artışı başına düşen maliyetin artmasıdır. Ad libitum yemleme yöntemi hem büyüme hem de bitirme dönemindeki besiye alınan sığırlara uygulanabilmektedir. Yapılan bazı çalışmalarda rasyonu oluşturan yem maddelerinin ad libitum şekilde ayrı ayrı verilmesinin subklinik asidozu tetikleyeceği yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Bazı çalışmalarda ise serbest seçimli beslemede yemden yararlanmanın kötüleştiği görülmüştür. Matlı Şirketler Grubu Bandırma Besi İşletmesinde bu konuyu incelemek üzere bir araştırma yapılmıştır. Bu çalışma, Holstein ırkı besi danalarında kaba ve kesif yemin ayrı ayrı verildiği serbest seçmeli yemleme (SSY) ile toplam karma rasyon (TKR) yöntemiyle yemlemenin besi performansı üzerine etkilerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Toplam 108 baş Holstein erkek dana, 54’er baştan oluşan serbest seçimli ad libitum yemleme (SSY) ve ad libitum toplam karma rasyon yemlemesi (TKR) şeklinde iki gruba ayrılarak beslenmiştir. Gruplar kendi içinde 9’ar baştan oluşan 6 alt gruba ayrılmıştır. Deneme sonunda, günlük canlı ağırlık artışı açısından SSY ve TKR grupları arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Buna karşın, kuru madde tüketimi serbest seçmeli grupta (14.15 kg/gün), TKR grubuna (9.59 kg/gün) göre belirgin biçimde daha yüksek bulunmuştur (P˂.0.05). Ayrıca SSY grubundaki hayvanların yemden yararlanma oranı TKR grubuna kıyasla daha olumsuz gerçekleşmiştir (P˂.0.05). Kaba yem tüketim oranı da SSY grubunda, TKR grubunun yaklaşık yarısı kadar gerçekleşmiştir. Sonuç olarak, SSY yöntemi TKR grubuna göre benzer canlı ağırlık artışı sağlamakla birlikte daha yüksek kuru madde tüketimine ve daha kötü yemden yararlanma oranına yol açmıştır. Dolayısıyla SSY yöntemine göre TKR yönteminin ekonomik nedenlerle daha avantajlı olduğu söylenebilir.
Sınırlı yemleme yöntemi ad libitum yemleme yöntemine alternatif olarak ortaya konulmuştur. Sınırlı yemleme yöntemi ABD’de başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. Besiye alınan sığırlara ad libitum yemleme yerine, besin kullanımını en üst seviyeye çıkartabilmek ve dolayısıyla yemden yararlanmayı iyileştirebilmek için rasyon belli bir sınır dahilinde kontrollü olarak verilir. Bu uygulamanın amacı yem tüketiminin düşmesine rağmen canlı ağırlık artışının ad libitum tüketime benzer olmasını sağlayarak yemden yararlanmanın iyileşmesini sağlamaktır. Sınırlı besleme yönteminin iki tipi vardır. Bunlar; 1. Kısıtlı yemleme, 2. Programlı yemleme şeklindedir.
Besi sığırı beslenmesinde en çok merak edilen konuların başında rasyonların nişasta seviyelerinin ne olması gerektiği konusu gelmektedir. Bu konuyu incelemek üzere Matlı Şirketler Grubu Bandırma Besi İşletmesinde 576 baş hayvan üzerinde araştırma yapılmıştır. Araştırma 6 ana grup üzerinde yürütülmüştür. Bu grupların her birinin altında sekizer tekrar grubu yer almıştır. Araştırmada önce 3 farklı nişasta seviyesi içeren rasyon grupları oluşturulmuş ve bu rasyon grupları da kendi içerisinden Sacchaeromyces cerevisiae içeren ve içermeyen şeklinde iki gruba daha ayrılmıştır. Buna göre düşük, orta ve yüksek nişasta grupları sırasıyla % 30, 33 ve 36 oranında nişasta içermiştir. Bu üç farklı nişasta seviyesi içeren rasyon gruplarının altında yer alan birer gruba hayvan başına günde 3 gr S. cerevisiae canlı maya preparatı ilave edilmiştir. Deneme sonunda orta ve yüksek nişasta gruplarında maya katılması ile katılmayan gruba göre yemden yararlanma değeri önemli şekilde iyileşmiştir (P<0.05).
Besi sığırı beslenmesinde yüksek enerji kullanımı her zaman için yaratacağı sonuçlar bakımından istek konusu olmuştur. Ancak bu noktada yüksek enerji kullanımı nişasta ya da şeker kaynaklı olduğunda r yöumen asidozu durumlarına yol açabilmektedir. Bu noktada zaman zaman yetiştiricilerden rasyonlara enerji kaynağı olarak bypass yağ ilavesine yönelik istek ya da sorular gelmektedir. Bu sorulara cevap bulabilmek amacıyla etçi bir ırk olan Brangus sığırlarının besi bitirme rasyonlarına yağ asitlerinin kalsiyum sabunu formunda rumen korunmuş yağ ilavesi yapılmıştır. Araştırma kesim öncesi 102 günü kapsamıştır. Çalışma, deneme ve kontrol grubu olmak üzere 2 grupta yapılmıştır. Gruplar her biri 12’şer hayvandan oluşan toplam 16 alt gruba ayrılmıştır. Deneme grubunda yer alan hayvanların rasyonlarına kontrol grubundan farklı olarak toplam karma rasyon hazırlanması sırasında hayvan başına 250 gr/gün düşecek şekilde yağ asitlerinin kalsiyum sabunu formunda olan rumen korunmuş yağ kaynağı ilave edilmiştir. Araştırmada besi performansı verileri incelendiğinde, kontrol ve deneme grupları arasında istatistik bir fark çıkmamıştır. Rumen parametreleri açısından ise rumen pH seviyesi, asetik asit, propiyonik asit, bütirik asit ve toplam rumen uçucu yağ asidi değerleri bakımından gruplar arasında istatistik bir fark çıkmamıştır.
ETİKETLER: #Besi #Sığır #Besleme




Prof. Dr. İsmet Türkmen
Prof. Dr. İsmet Türkmen
Prof. Dr. İsmet Türkmen
Prof. Dr. İsmet Türkmen
Prof. Dr. İsmet Türkmen